• Türkçe
  • Türkçe
+90 (533) 416 44 79
+90 (533) 456 44 79
+90 (212) 234 44 02-03

Cilt Sorunlarına Propolis Mucizesi

Çeşitli sebepler sonucu meydana gelen cilt sorunları pandemiyle birlikte; hijyenik alışkanlıkların değişmesi, aşırı ve yanlış temizlik, kullanılan dezenfektan ürünler, kolonyalar ve uzun süre değiştirilmeyen maskeler gibi nedenlerle daha da arttı. Ciltte tahrişe, yaralanmaya, alerjik kontakt egzamaya, kuruluğa ve şişliğe yol açan bu pandemi önlemlerine ek olarak, güneşin etkisini gösterdiği bugünlerde zararlı güneş ışınlarının neden olduğu cilt kuruması, yanması ve cilt lekesi gibi rahatsızlıklar için önlemler almamız sağlığımız için oldukça önem arz ediyor. Bu haftaki yazımda, binbir faydası olan propolisten cilt sağlığımız için nasıl faydalanabileceğimizi anlatacağım.

Bağışıklık sistemine olumlu etkisiyle bilinen propolisin cilt sorunları için de faydası olduğunu biliyor muydunuz? Dermatolojik ve kozmetik uygulamalar propolisin en geniş kullanım alanlarından olup, hücre yenileme ve onarma özelliği üzerine çalışmalar yapılmıştır. Kozmetikte, bakterisit ve mantar öldürücü özellikleri, birçok uygulamada yarar sağlamıştır. Propolisten yapılmış bitki ekstraktlarının, arı sütü ve E vitamini ile birlikte kozmetik sanayinin de cildi besleyici ve temizleyici ürünlerin yapımında geniş ölçüde kullanım alanına sahip olduğu bilinmektedir. Kozmetik ürünlerinde kremler, losyonlar, şampuanlar, burun spreyleri, diş macunları, sabunlar, yüz maskeleri, ticari kozmetik preparatlarında, propolisin özelliklerinden yararlanılmaktadır.

Cilt Dostu Propolisin Faydaları Saymakla Bitmiyor

Propolisin yara onarıcı ve doku yenileyici özellikleri vardır. Yanık tedavisinde de antiinflamatuvar, antimikrobiyal ve antifungal etkileri nedeniyle kullanımı vardır. Bu etkinin içeriğindeki pinosembrine bağlı olduğu gösterilmiştir. Ayrıca antifungal etkisi nedeniyle cildin mantar hastalıklarında, antiviral etkisi nedeniyle cildin uçuk benzeri hastalıklarının tedavisinde de etkili olabilmektedir. İçeriğinde cilt sağlığı açısından oldukça faydalı B1, B2, C ve E vitaminleriyle birlikte demir, kalsiyum, magnezyum, çinko ve bakır gibi mineraller de bulunur. Bu sayede cildin temiz ve canlı kalmasını sağlayarak, yaşlanma belirtilerini geciktirir. Ayrıca iltihaplarla savaşma olan anti-enflamatuar görevi görerek ciltteki şişlikleri yok eder ve kolajen seviyesini yükselterek cilde sıkılık kazandırır. Arısütü ise düzenli tüketimde ciltle kolajen sentezini artırarak; cilt, saçlar, deri, kemikler, eklemler ve tırnakların daha sağlıklı olmasını sağlar. Arı sütü doğrudan taze olarak her sabah aç karnına yarım çay kaşığı tüketebilirsiniz.

Evde Yapabileceğiniz Propolis İçerikli Maske Önerileri

Arısütü, propolis ve ham ballı bir karışımı haftada 2-3 kez cildinize ince bir tabaka halinde maske şeklinde uygulayabilirsiniz. Bu maskeyi yüzünüzde yarım saat bırakın ve kurusun, sonra yıkayın. Böylece arısütünün kolajen sentezini artırıcı etkisinden yararlanırken, ham balın nem verici etkisi ve propolisin ciltteki ölü hücreleri ve toksinleri uzaklaştırıcı etkilerinden aynı anda yararlanabilirsiniz. Düzenli uyguladığınızda zamanla cildinizdeki parlaklık ve aydınlığı fark edeceksiniz. Propolis, günlük hayatta cildimizin tahrip olmasına neden olan bu etkileri minimuma indirerek, cildi doğal yollardan korur ve besler. Antifungal görevi gören pinokrembrin adında özel bir bileşiğe sahip olan propolis, anti-enflamatuar ve antimikrobiyal etkisi sayesinde yaraların mikrop kapmadan hızla iyileşmesini sağlar. Propolis, çok kuvvetli ve doğal bir antioksidandır. Bu sayede hücre yenilenmesini hızlandırırken, hücre artıklarını dışarı atar ve cilt gözeneklerini temizler. Temiz cilt gözenekleri, hem sivilce oluşumunu hem de akne oluşumunu engeller. Cildin nem dengesini koruyarak sıkılaşmasını sağlayan propolis, bu sayede zamanla oluşan cilt kırışıklıklarının giderilmesine katkı sağlar. Propolis, piyasada katı, sıvı ve toz halde bulunabilir. Propolisin cilde faydalarından doğru şekilde yararlanabilmek için ürünün macun kıvamında olan sıvı halinin tercih edilmesinde fayda vardır. Macun halindeki propolisi cildinize doğrudan uygulayabileceğiniz gibi, cilt sorunlarınızın niteliğine göre farklı cilt kremleriyle de karıştırarak kullanabilirsiniz.

Propolis içeren ürünler cilt sorunlarının çözümünde yardımcı olabiliyor fakat sağlıklı ortamlarda üretilen güvenilir markaların ürünlerini tercih etmek önemli.

“Metinde belirtilen işlemlerin uygulanması ve sonuçları her kişinin anatomisine, fizyonomisine ve yaşam kalitesine göre değişiklik gösterebilir. Bahsedilen uygulamadan önce konunun uzmanı bir doktorla görüşülmesini öneririm.”

Op. Dr. Evrim Uçkunkaya Sosyal medya hesapları

Facebook: drevrimuckunkaya

Instagram: @druckunkaya

YouTube: druckunkaya

Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/pembenar/op-dr-evrim-uckunkaya/cilt-sorunlarina-propolis-mucizesi-6514105

 

Nem Aşısı ile Yaza Hazır Olun

Mevsim değişirken doğada olduğu gibi cildimizde de değişimler yaşanıyor. Özellikle sağlıklı bir cilt için gerekli olan su alımının azalması ve güneşin etkisinin artması ciltte kuruluğa, matlığa, ince kırışıklıklara neden oluyor. Güneşin etkisiyle cilt kuruluğu ve nem kaybı şikayetleri artıyor. Doğal nem oranını kaybeden ciltlerde zamanla hacim kaybı ile kırışıklık sorunları baş göstermeye başlıyor. Bu haftaki yazımda cildimize ihtiyacı olan nemi ve esnekliği geri kazandıran, pürüzsüz ve ışıltılı bir cilde sahip olmamızı sağlayan nem aşısından bahsedeceğim.

Yetersiz su tüketimi, güneş, yanlış beslenme ve bozulan uyku düzeni cildimizde kuruluğa, kırışıklıklara ve ışıltısını kaybetmemize neden oluyor. İşte bu süreçte cildimize su desteği sağlayacak saf hyaluronik asit içerikli nem aşıları, hızlı ve mükemmel bir çözüm sunuyor. En yeni teknolojilerden birisi olan nem aşısı cilde en büyük desteği vererek hem cildin ihtiyacı olan nemi ve esnekliğini geri kazandıyor hem de ışıl ışıl pürüzsüz bir efekte sahip olunmasını sağlıyor. Nem aşısı uygulamasıyla, cilt kaybettiği su ihtiyacını yeniden karşılıyor ve böylece oluşabilecek kuruluk ve ince kırışıklıkların önüne geçebiliyor. Sonuç olarak yeniden ışıl ışıl bir cilde kavuşmak mümkün hale geliyor.

Hyalüronik asit ve trigliseritler mucizesi

Nem aşısı hem anlık hem de uzun vadeli etkileri ile cildin sağlığını ve canlılığını garantiliyor. Derinin su kaybına karşı bariyerini taklit eden malzemelerle, nem aşısı, cildin kendi “doğal nemlendirme faktörü” üretimini desteklerken, kaybettiği neme tekrar kavuşmasını sağlıyor.

Nem kaybına uğrayan cilt kuruyarak rahatsız edici bir gerginlik hissi oluşturmasının yanı sıra cildin mat, renksiz, kırışık ve pul pul gözükmesine neden oluyor. Nem aşısı, cildin nem kaybını önleyerek cildi yumuşatır, kaşıntılı gerginlik hissini azaltır, cilt canlılık kazanarak doğal rengine kavuşur.

Hyalüronik asit ve trigliseritler içeren özel formülü ile cildin nem kaybını önlemek için gerekli olan bariyer sistemini onararak ve belirgin bir şekilde nemlendirerek ipeksi bir pürüzsüzlük ve nemli bir görünüme kavuşulmasını sağlar.

20 dakikada bebeksi bir cilt mümkün

Operasyon gerektirmeyen ve tek seferlik uygulama olduğu için pandemi döneminde özellikle tercih edilen nem dolgusu diye de bilinen nem aşısı, ameliyatsız bir estetik cerrahi tekniğidir. Hızlı ve etkili bir uygulama olan nem aşısı yaklaşık 15 – 20 dakika sürer ve sonuçları operasyondan hemen sonra ortaya çıkmaya başlar. Yaklaşık 1 ay boyunca iyileşme devam eder. Cilt yapısına göre değişiklik göstermekle beraber ortalama 1 yıl boyunca etkisini devam ettirir.

“Metinde belirtilen işlemlerin uygulanması ve sonuçları her kişinin anatomisine, fizyonomisine ve yaşam kalitesine göre değişiklik gösterebilir. Bahsedilen uygulamadan önce konunun uzmanı bir doktorla görüşülmesini öneririm.”

Op. Dr. Evrim Uçkunkaya Sosyal medya hesapları

Facebook: drevrimuckunkaya

Instagram: @druckunkaya

YouTube: druckunkaya

 

Aşırı Terlemenin Tedavisi Mümkün

Yazın kendini hissettirdiği bu günlerde aşırı terleme kişilerde önemli sorunlara neden olabiliyor. Aslında bir sağlık sorunu olan aşırı terleme zamanla psikolojik sıkıntılara da yol açabiliyor ve hasta kendini toplumdan soyutlamaya başlıyor. Bu ayki yazımda aşırı terleme yani Hiperhidroz hastalığının tedavi yöntemleri olan Botoks ve Küretaj uygulamalarını anlatacağım.

Sürekli çözümsüz koltuk altı terlemeleri yaşıyorsanız, elleriniz terlediği için insanlarla tokalaşmaktan çekiniyorsanız, koku sorunu yaşıyorsanız, gün içinde sıcak ve soğuk her ortamda terliyorsanız Hiperhidroz hastalığına sahip olabilirsiniz. Hiperhidroz; koltuk altı, baş bölgesi, ayaklar ve ellerde görülen bir sağlık sorunudur ve tedavi edilebilir.

Herkesin yaygın olarak karşılaştığı bir problem olan aşırı terleme hem sosyal hayatta hem de iş hayatında pek çok soruna yol açabiliyor. Kişi sosyal hayattan uzaklaşıyor, iletişimden kaçınıyor. Yoğun koltuk altı terlemeleri, kıyafette renk değişimi, ter kokusu, tokalaşmak istemeyecek kadar el içi terlemeleri, ayak terlemeleri ile ortaya çıkan ayakta koku problemi ve yoğun baş bölgesi terlemeleri en sık dile getirilen şikâyetler arasında yer alıyor.

Hiperhidroz, bölgedeki ter bezlerinin diğer ter bezlerine oranla daha fazla ter üretmesi nedeniyle yaşanan dermatolojik bir hastalıktır. Hayatı kabusa çevirebilen bu hastalığı günümüzde Botoks ve Küretaj uygulamaları ile çok kolay yöntemlerle tedavi edilebiliyoruz.

Botoks Uygulaması

Menapoz döneminde ve mevsim geçişlerinde vücudun hormonal ve ısı dengesini ayarlamak için adaptasyon döneminde artan terlemeyi kısa bir işlemle, ağrısız ve acısız olarak Botoks ile çözmek mümkün. Benim de en etkili çözüm olarak önerdiğim ve uyguladığım Botoks işlemi baş bölgesine 10 dakika, koltuk altlarına 15 dakika, eller ve ayaklara ise 15’er dakika uygulanır. Uygulanan bölgede herhangi bir kızarma, morarma, ağrı da olmadığı için kişi sosyal hayatına hemen kaldığı yerden devam edebilir. Uygulanan Botoks’un faydası, bir hafta ile 10 gün süre içerisinde kendini gösterir. Botoks kısa süreli bir uygulamadır. Maksimum 10 gün sonra sonuç alınır. 8 ay ile 1 sene arasında kalıcılık gösteren tedaviyi sonrasında tekrarlamak gerekir. Uygulama, her mevsimde her zaman yaptırılabilir. 18 yaşını doldurmuş kadın, erkek herkes için uygun bir yöntemdir.

Aşırı terlemenin en doğru çözümü olan Botoks tedavisinde uygulanan enjeksiyonların herhangi bir yan etkisi yoktur. Ancak elde ve ayakta sinirler çok yüzeydedir, yanlış yapılan uygulamalarda sinir hasarları olabilir. Bu ortadan kaldırılabilir bir sorundur ama yine de istenen bir durum olmadığı için doğru doktor seçimi ve bilinen güvenilen kliniklerde bu uygulamaların yapılması önemlidir. Koltuk altı, baş bölgesi, el ve ayak bölgesine yapılan Botoks uygulaması o bölgelerdeki terlemenin yok edilmesi, herhangi bir sağlık sorununa neden olmamaktadır.

Ayrıca, bir bölgedeki terlemenin Botoks ile yok edilmesi, başka bir bölgede terleme artışına sebep olmaz. Yani koltuk altınıza Botoks yapılınca el ya da ayaklarınızda terlemede artış olmaz.

Küretaj Yöntemi

Aşırı terleme problemi için bir diğer çözüm ise cerrahi bir işlem olan Küretaj uygulamasıdır. Bu yöntemle koltuk altlarında yer alan ter bezlerini temizlemek mümkündür. Genel anestezi ile koltuk altına yaptığımız küçük bir kesi ile ter bezlerini alıyoruz. Bu işlemde koltuk altındaki yoğun lenfatik sistem çok çabuk etkilenebildiği için hasta aşırı ödem gibi sorunlarla karşılaşabiliyor. Oluşan şişlik ve morluklar nedeniyle kişi sosyal hayata hemen karışamıyor. Hasta, üç günlük dinlenme sürecinin sonunda sosyal hayatına geri dönebiliyor.

Küretaj yöntemi ameliyathane ortamında olduğu için pandemi döneminde ne biz hekimlerin ne de hastalarımızın tercih ettiği bir operasyon oluyor. Özellikle pandemi döneminde hastalarımızın çok daha kolay ve hızlı bir şekilde muayenehanede yaptırabilecekleri uygulama olan Botoks’u öneriyorum.

“Metinde belirtilen işlemlerin uygulanması ve sonuçları her kişinin anatomisine, fizyonomisine ve yaşam kalitesine göre değişiklik gösterebilir. Bahsedilen uygulamadan önce konunun uzmanı bir doktorla görüşülmesini öneririm.”

Op. Dr. Evrim Uçkunkaya Sosyal medya hesapları

Facebook: drevrimuckunkaya

Instagram: @druckunkaya

YouTube: druckunkaya

 

Böcek ısırıklarına karşı dikkatli olun

Havaların ısınmasıyla rahatsızlık duyduğumuz konuların başında gelen sinek, böcek, kene ısırıkları ciddi cilt sorunları yaratabilir. Genellikle ciltte küçük kırmızı noktalarla başlayan bu şişlikler, bazen ağrılı ve kaşıntılı hale dönüşebiliyor. Sinek ısırıkları ya da böcek sokmaları birkaç saat veya gün içerisinde evde tedavi edilerek iyileştirilebilir. Bu haftaki yazımda etkileri kişiden kişiye ve nüfuz ettiği bölgeden bölgeye farklılık gösteren sinek, böcek sokmalarına karşı yapılabilecek ilk müdahaleleri paylaşacağım. Havaların ısınmasıyla rahatsızlık duyduğumuz konuların başında gelen sinek, böcek, kene ısırıkları ciddi cilt sorunları yaratabilir. Genellikle ciltte küçük kırmızı noktalarla başlayan bu şişlikler, bazen ağrılı ve kaşıntılı hale dönüşebiliyor. Sinek ısırıkları ya da böcek sokmaları birkaç saat veya gün içerisinde evde tedavi edilerek iyileştirilebilir. Bu haftaki yazımda etkileri kişiden kişiye ve nüfuz ettiği bölgeden bölgeye farklılık gösteren sinek, böcek sokmalarına karşı yapılabilecek ilk müdahaleleri paylaşacağım.

Arı sokmalarında anaflaktik şoka dikkat!

Yaban arısı ve eşek arısı sokmalarında alerjik reaksiyonlar görülebilir. Bu gibi durumlarda soğukkanlı olmakta fayda var. Bazı vakalar, anaflaktik şok dediğimiz daha ciddi alerjik reaksiyonlar gösterebilir. Bu durum solunum sorunları, baş dönmesi ve yüzde, ağızda şişmelerle yol çıkabilir. Böyle durumlarda acilen hastaneye gitmek gerekir.
Keneye anında müdahale şart!
Genelde fark edilmeyen ve ağrı hissedilmeyen böcek ısırmalarından biri olan kene vakalarının önemli enfeksiyonlarından biri Lyme hastalığıdır. Her kene ısırmasından Lyme hastalığı bulaşmaz, sadece daha önce başka hayvanlardan enfeksiyon almış kenelerden bulaşır. Kene hastalığı, bakteriyel bir enfeksiyondur ve insanlara enfekte olmuş kenelerden bulaşır. Görüldüğü anda müdahale edildiğinde bu hastalığı tedavi etmek daha kolaydır. Vücudunuza keneyi gördüğünüz zaman dikkatlice ciltten keneyi ayırmak gerekir. Keneyi gördüğünüzde keskin olmayan bir cımbızla yada kene ayıran özel aletlerle keneyi ve iğnesini çıkartmak ve bu bölgeyi dezenfekte etmek gerekir.

 

Evde  ilk müdahaleler için öneriler:

• Böceğin iğnesi ya da dikeni hala ciltteyse hemen çıkartın.
• Bu bölgeyi hemen sabun ve soğuk su ile temizleyin.
• Isırılan bölgeyi; buz ya da soğuk su ile ıslatılmış bir tülbentle 10 dakika boyunca soğutun. Buz yanığı yaratmamak için buzu cildinize direkt temas ettirmeyin.
• Oluşan şişliği azaltmak için ısırılan bölgeyi kalp hizasından daha yüksekte tutun.
• Enfeksiyon riskini artırmamak ve yaymamak için bölgeyi kaşınmayın.
• Evde ilk müdahaleyi karbonat, sirke gibi ürünlerle yapmayın, eczacınız ağrı, kaşıntı ve şişlik için etkili ve doğru tedaviyi önerecektir.
• Ağrı, kaşıntı ve şişlik birkaç günden bir kaç haftaya kadar sürebilir. Eğer iyileşme sağlanamıyor ve kullandığınız ilaçlar etki etmiyorsa doktora başvurmalısınız.

Bu gibi hastaneye başvurun!

• Sinek ısırığından sonra ısırık ya da sokma yeri iyileşmiyor ve kötüleşiyorsa,
• Isırık ağız, boğaz ya da gözünüze yakınsa ve ısırık bölgesinde 10 cm ya da daha fazla büyüklükte yayılan kızarıklık ve şişlik varsa,
• Bölgede enfeksiyon belirtileri oluşmaya başladıysa,
• Yaradan irin, akıntı geliyorsa ve şişlik ağrılı ve sıcaksa,
• Isırılan bölge eklemlere yakınsa ve şişlikten dolayı hareket kısıtlılığı başladıysa,
• Vücut sıcaklığı normalin üstünde ateş haliyle seyretmeye başladıysa,
• Lenf bezleri şişmeye başladıysa,
• Grip belirtileri ortaya çıktıysa,
• Nefes alırken zorlanma hissi ya da nefes alıp verirken hırıltı sesi geliyorsa,
• Yüzde, gırtlakta, boğazınızda şişlik varsa,
• Mide bulantısı ve kusma, baş dönmesi ya da bayılma olduysa, beraberinde yutkunmada zorlanma ve bilinç kaybı oluştuysa hemen bir hastaneye başvurun!

5 adımda kurtulun!

1) Yaban arısı ya da eşek arısı gördüğünüzde sakin olun, yavaş yavaş oradan uzaklaşın, elinizi kolunuzu sallamayın ve arıyı kovalamaya çalışmayın.
2) Uzun kollu üstler ve pantolon giyerek açıkta kalan bölgelerinizi kapatın.
3) Açıkta kalan yerlerinize sinek/böcek kovucu sprey kullanın.
4) Parfüm içeren sabun, şampuan, deodorant ve krem kullanmaktan kaçının, koku sinekleri çeker.
5) Bitkilerin ve çiçeklerin olduğu yerlerden, çöplerden, su birikintilerinden ve yemek servis yapılan yerlerden uzak durun..

“Metinde belirtilen işlemlerin uygulanması ve sonuçları her kişinin anatomisine, fizyonomisine ve yaşam kalitesine göre değişiklik gösterebilir. Bahsedilen uygulamadan önce konunun uzmanı bir doktorla görüşülmesini öneririm.”

Op. Dr. Evrim Uçkunkaya Sosyal medya hesapları

Facebook: drevrimuckunkaya

Instagram: @druckunkaya

YouTube: druckunkaya

Pandemi süreci ve ramazan ayında artan güzelleşme talebi

Sosyal hayata kapıları kapattığımız bu dönemde insanlar kendi içlerine döndüler, kendileriyle daha fazla zaman geçirdiler ve kendileri için bir şeyler yapmak istediler. Bu da pandemi döneminde estetik operasyonlara rağbeti arttırdı. İnsanların daha az aktif ve daha az görünür oldukları Ramazan ayında ise bu oran gözle görülür biçimde artı. Kısıtlamaların dışında tutulan klinikler bu nedenle büyük ilgi görmekte. Bu haftaki yazımda pandemi koşullarında ameliyat olmak istemeyen ya da hastane ortamına girmek istemeyenlerin en çok tercih ettiği uygulamalardan bahsedeceğim.

Az seans özelliği tercih sebebi

Genellikle estetik operasyonlarını yıllık izinlerine denk getiren insanların bir kısmı, pandemi dönemini evden çalışarak geçirdiği için veya kısıtlamalarla birlikte sosyal hayatın azalmasıyla birlikte operasyon sonrası toparlanma aşamasını evde geçirmeyi fırsatı olarak gördüler. Her Ramazan ayında artan ilgi ise bu yıl pandeminin etkileri ile daha da yükseldi.

Ameliyat olmak istemeyen ya da pandemi döneminde hastane ortamına girmek istemeyenlerin en çok tercih ettiği uygulamalar; enjeksiyon, lazer ve cihazlı uygulamalar. Ayrıca tek seferde uygulanan ve kalıcı çözümler sunan, kişinin kliniğe bir kereden fazla gitmesine gerek olmayan uygulamalar ise daha çok tercih ediliyor. Gelin bu taleplere cevap niteliğinde olan popüler uygulamaları birlikte inceleyelim…

Kök Hücre Uygulamasıyla Tek Seansla Gelen Mucize
Cilt kırışıklıklarından meme büyütmede silikonun yerine kullanılmasına, yara tedavisinden saç güçlendirmeye kadar geniş bir uygulama alanı olması ve kişinin kendi hücreleri ile uygulandığı için bir yan etki riski taşımaması tercih sebeplerinden. Ramazan ve pandemi döneminde bu gibi uygulamalara çok vakit ayırmak istemeyenlerin de imdadına yetişiyor. Çünkü kök hücre uygulaması tek seansta, yaklaşık 1-1.5 saat süren bir işlem.

El Değmeden Vücudu Şekillendirme
Dışarıdan bir müdahale olmayan, yüzde yüz el değmeden ve ameliyatsız, ağrısız, yarasız ve son derecede rahatlatıcı tedavi olan BodyScluptor, bu dönemde en çok tercih edilen uygulama. Yaz aylarının yaklaşması uygulamaya olan talebi artırıyor.

 

Endolift Lazer Ağı ile Hızlı ve Acısız Güzellik
Pandemi döneminde tercih edilen bir diğer uygulama ise Endolift Lazer Ağı. Yüz, çene, boyun bölgelerindeki sarkmalar ve gözlerin altındaki torbalar için uygulanabilen acısız bir yöntem. Cildin kesilmeden gerilmeden dinç haline kavuştuğu bir uygulama. Endolift Lazer Ağı ile istenilen bölgede ısı ayarlarını değiştirip, kontrollü yağ yakarak şekillendirme yapabiliyoruz. Örneğin, gıdı ve boyun bölgesi, sütyen kenarından önden ve arkadan yanlara doğru taşan bölgeler, diz içleri, selülitli bölgelerde başarılı sonuçlar alabiliyoruz. Endolift Lazer Ağı’nın sunduğu tüm bu faydaların yanı sıra bu dönemde en büyük artısı tek seans olarak uygulanması.

“Metinde belirtilen işlemlerin uygulanması ve sonuçları her kişinin anatomisine, fizyonomisine ve yaşam kalitesine göre değişiklik gösterebilir. Bahsedilen uygulamadan önce konunun uzmanı bir doktorla görüşülmesini öneririm.”

Op. Dr. Evrim Uçkunkaya Sosyal medya hesapları

Facebook: drevrimuckunkaya

Instagram: @druckunkaya

YouTube: druckunkaya

spritefooter-hemen-ara spritefooter-whatsapp spritefooter-messengerspritefooter-harita