İletişim : 0212 234 44 02-03 - 0533 456 44 79

Post Bariatrik Cerrahi

Platon, ideal insanın bir tane olduğunu ve bu insanın da sadece idea’lar dünyasında bulunduğunu söyler. Gene Platon’a göre; bu dünyada yaşayan insanlar sadece şu ya da bu şekilde o ideal insana benzemektedir. Bu küçük farklılıklar günümüz dünyasında tek tek sayabileceğimiz insanları oluşturmakta ve bizler bu farklılıklarından ötürü her bir insana ayrı ayrı isimler verebiliyor ve onları babamız, amcamız olarak tanımlayabiliyoruz. İnsanların yüzleri, boy ve kiloları birbirlerine benzese de birbirlerinin aynısı değil. Bizler o ideal insanı görmedik, yüzünün kime benzediğini, boyunu ve kilosunu da bilmiyoruz.

M.Ö. 25.000 ila 6.000 yılları arasında yapılan tanrıça heykelleri ısrarlı bir şekilde jinoid tipte (armut şeklinde) obezlere vurgu yapıyor. Hatta çok güçlü bir şekilde vurguluyorlar. Bel kalça oranları hepsinde 0.8’in altında. O dönemde belli ki insanlar gözlerini açtıklarında kadını hep bu obez hali ile gördüler ve o hali ile de taşa şeklini verdiler.

İnsan bu güne değin (bazıları 1-1.5 yıl süren) birçok buzul dönemi ile karşılaştılar. İnsanların birçoğu bu buzul dönemlerindeki uzun açlıklara dayanamayarak ölürken bazıları da hayatta kaldılar. İşte bugün yaşayan bizler o sağ kalanların torunlarıyız. Bu uzun açlıklara dayanabilenler, bu gün için ideal vücut ölçüleri olan insanlar değil, muhtemelen bildiğiniz obezlerdi. Hepimizin içinde bir Tanrıça ve onların obeziteye ait bu genlerinden bir yada birkaç tane bulunuyor olabilir.

Tekrar bu dünyaya ve tıp bilimine dönersek; ideal bir vücut ağırlığı ve bu ağırlığın ne olması gerektiğini doğru bir şekilde bilmiyoruz. Bizlere yakın zamanlarda öğretilmiş insan şekline ilişkin bir imgemiz var ve bu imgemize yakın insanların boy ve kilolarını ölçüp oranlarını alarak ortaya çıkardığımız bir vücut kitle indeksimiz (BMI) var. (Vücut kitle indeksi; bireyin kilosunun boy uzunluğunuzun karesine bölünmesi ile elde edilir.)

Şişmanlık için bütün dünya vücut kitle indeksini (BMI) kullanırken bugün bu indeksin şişmanlığı ve şişmanlığın arkasında yatan erken ölüm tehlikesini yeteri kadar yansıtmadığı anlaşılmıştır. Bu kadar basit bir eksikliğin neden bu güne kadar düzeltilip yerine konmadığını sorabilirsiniz. Bilim, yerine daha iyisini koymadığınız sürece eskisini yürürlükten kaldırmaz. Ancak bilim en son bilinendir ve bu gün, beden kitle indeksinin yerine hem şişmanlığı hem de iç organlardaki yağlanma nedeni ile şişmanlığın arkasında yatan ölümcül tehlikeleri yansıtan yeni bir sağlık göstergesi oluşturulmuştur. Bu indeksin adı ABSI (A Body Shape Index) Türkçeleştirilmiş hali BBG (Beden Biçim Göstergesi). BBG=Bel çevresi (m)/ağırlık 2/3 (Kg) x boy 1/2 (m) olarak formüle edilmiş ve hem beden kitle indeksini, hem de bel çevresine göre oluşturulmuş zamansız erken ölümleri yansıtan bir sağlık göstergesidir.

Herhangi bir nedenle hareketsiz yaşamaya ve aşırı yemek yemeye başlayan bireylerin hızla kilo alıyor oluşları araştırıldığında, bu bireylerin kilo almayanlardan farklı genetik özelliklerinin olduğu dikkat çekmiştir. Farklılık gösteren genler obeziteye ait aday genler olarak tanımlanmış ve daha sonra bu genlerin sayılarının baş edilemez kadar çok olduğu görülmüştür. Obeziteyi kontrol ettiği düşünülen 228 aday gen haritalanmıştır.

Obezite genetik ve çevresel parçaları ile multifaktöriyel bir hastalıktır. Genetik yatkınlık olsa bile herkes bilir ki, diyet, fizik aktivite ve psikososyal fenomenler obezitenin ortaya çıkıp çıkmayacağını belirleyen çevresel faktörlerdir.

İdeal, fazla kilolu ve obezlerin tamamen görünüş açısından sınıflandığını ve ideal ölçülerin gerçekten ideal olduğu için değil, bize öyle öğretildiği için ideal olarak kabul edildiğini söyleyebilirsiniz. Çok yemek yiyor ve az hareket ediyorsanız almış olduğunuz fazla kaloriler yağ olarak depolanmış olarak karnınızda ve kalçalarınızda kıtlık günlerini bekliyordur. Ancak günlük hayatının gereklerini yerine getiremeyen, yürüyemeyen, çalışamayan, tuvalete gidemeyen, temizliğini ve bakımını yardım almadan yapamayan bir morbid obez için bunu söyleyemezsiniz.

Günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda, harcanamayan enerji vücutta yağ olarak depolanmakta ve obezite oluşumuna neden olmaktadır. Buna paralel olarak, günümüz teknolojisindeki gelişmeler, yaşamı kolaylaştırmakla birlikte, günlük hareketleri önemli ölçüde sınırlamıştır. Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının %15-18’i, kadınlarda ise %20-25’ini yağ dokusu oluşturmaktadır. Bu oranın erkeklerde %25, kadınlarda ise %30’un üstüne çıkması obeziteyi oluşturmaktadır.

Obezite vücutta aşırı yağ artımıyla (kilo alımı) ortaya çıkan, çevresel etkilerle tetiklenen genetik zeminli kronik bir hastalıktır.

Obezite Tipleri Nelerdir?

Android-Elma tip obezite (erkek tipi) ve Jinoid- Armut tip obezite (kadın tipi) olarak 2 tip olarak sınıflandırılmaktadır.

Android- Elma Tip (erkek tipi) Obezite:

Karın içinde, bel ve karın çevresinde yağ birikmesi olan obezite çeşidine elma tip obezite denilmektedir. Merkezi şişmanlık olarak da adlandırılmaktadır.

Elma tipi obezitede görülme riski olan rahatsızlıklar arasında kalp-damar hastalıkları (kalp damarlarında oluşan tıkanma sonucu meydana gelen kalp krizi ve damarlarda oluşan tıkanmalara bağlı olarak ortaya çıkan rahatsızlıklar) riski, Tip II diyabet, hipertansiyon, hiperlipidemi, karaciğer yağlanması, kan yağlarında yükseklik, felç riski yüksektir.

Jinoid- Armut Tip Obezite (kadın tipi):

Armut tipi obezitede yağ birikimi, basen ve kalça bölgesinde yoğunlaşır. Bu obezite tipinde, elma tip obezite de olduğu gibi kalp-damar hastalığına ya da şeker hastalığına yakalanma oranında önemli ölçüde risk yoktur. Bu tip obezite daha masumdur diyebiliriz, tabi ki yine de tedavi edilmesi gerekmektedir.

Obezite, şu anda dünyada ki ölümlerin 5%`inden sorumludur!

Bu gün için elimizde bireysel farklılıkları çok açık olarak gösteren veriler olmasa da farklı ülkelere göre değişen fazla kilolu ve obezlere ilişkin detaylı istatistik veriler var. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri ekonomik olarak gelişmiş bir ülke, insanları büyük porsiyonlara alışık ve çok yiyorlar. Toplumun tümü obez+fazla kilolu değil. Ancak %63’ü obez+fazla kilolu. Bu oran ABD kadar zengin Japonya’da %25. Dünyada 2.1 milyardan fazla kişi-yahut dünya global nüfusunun 30%’u aşırı kilolu yada obez, Dünya Obezite Forumunun yaptığı açıklamada bu oranın 2030 yılında dünya popülasyonunun yarısı olacağı öngörülüyor.

Peki Ne Yapılmalı?

Obezitenin önüne geçmek için öncelikle fast food ve hazır yiyecek paketlerinde ki porsiyonları küçültmek, aileleri eğitmek, okullara ve iş yerlerine sağlıklı beslenmeyi öğretmek, okullarda ki aktivitelerin içine daha çok fiziksel aktivite katmak, kişileri daha fazla spora yönlendirmek gibi basit çözümler sunabiliriz.

Obezite Nasıl Tedavi Edilir ?

Obezite tedavisi ilaç ya da ameliyatla yapılır. İlaçla tedavinin artık yeterli olmadığı durumlarda kişiler ameliyata yönlendirilebilir. Bu ameliyatlar Bariatrik Cerrahi konusunda eğitimli uzman genel cerrahlar tarafından gerçekleştirilmelidir. Başvurulan yöntemler arasında mide balonu, mide bandı ve bay-pass ameliyatları vardır.

Post-Bariatrik Cerrahi Nedir?

Aşırı kilo vermiş kişilerde deri ve deri altı yağ dokularında önemli oranda hacim artışının yanında kaslarda gevşeme ve deri elastikiyetinde azalma söz konusu olacaktır. Kilo verme sonrasında bu dokuların miktarında önemli ölçüde azalma olsa da deri, deri altı yağ dokusu ve bölgesel kasla çoğu kez yeterince toparlanamaz. Genişlemiş olan derinin elastik lifleri birbirinden ayrılır ve çoğunlukla hoş görünmeyen derin çatlaklar oluştururlar. Böylece deride egzersiz ve diyet ile düzelmeyen, yağ birikimi ile birlikte deri sarkıklığı ve kaslarda gevşemeye bağlı şekil bozukluğu oluşur.

Aşrı kilo alıp verme ile karın cildinin ve kaslarının gevşemenin yanı sıra poponun düşmesi/ düzleşmesi ve bacak derisinin gevşemesine de sıkça rastlanır. Tüm vücut şekillendirme “Body-Lift” ameliyatlarında yara izi bikinin içinde kalacak şekilde önden arkaya doğru uzanan dairesel bir kesi ile karına ilave olarak mons-pubis, popo ve üst bacak yan bölgelerini de kaldırılır ve bacak gerdirilir. “Bodylifting” dediğimiz bu ameliyat ile tek bir seansta bütün alt vücut gerdirilmiş olur.

Follow by Email
Facebook
Google+
Twitter
YouTube
LinkedIn
INSTAGRAM