İletişim : 0212 234 44 02-03 - 0533 456 44 79

Meme Estetiği Hakkında

Meme veya Latince ismiyle „mama“, bir insanın böylelikle de kadının vücudundaki en önemli bölgelerden biridir. Toplumun, yaşamın, tarihin, kültürün devamını sağlayan kadının rahmi ve memesidir.

Doğuran kadın, emziren kadın ‘ilkel’ diye adlandırdığımız toplumlarda ve tarih öncesi dönemlerde hep saygı duyulan ve hatta tapılan imgeler olmuştur. Nasıl olmasın ki? Topluma yeni katılan mini mini bireyleri besleyen, sakinleştiren, uyutan, büyüten ve kendini güvende hissettiren hep bu meme. Hatta Freud’a kulak verecek olursanız, ilk cinsel deneyimi bile bu memeyle yaşıyoruz. Rahimden kopuş, dış dünyayla yüz yüze gelmek, yani doğum, bebek için ne kadar büyük bir travmaysa, memenin sıcaklığı da o kadar büyük bir avuntudur! Acımasız, düzensiz, güvenliksiz dış dünya ile ilk karşılaşmamızı bize çekilir kılan, bizim dışımızda yer alan ama sonuna kadar güvendiğimiz tek ve ilk nesne yine meme. Daha anneyi, babayı, kültürü bilmeden memeyi biliyoruz. Memeyi bilmek zorunda kalıyoruz daha doğrusu. Hayatta kalmanın ilk şartı memeyi bilmek. O yumuşak, sıcak, ucundan sıcak tatlı bir sıvı çıkan şey. Henüz bir öz bilincimiz yokken, zekamız oluşmamışken, herhangi bir şeyin anısı kafamızda yer etmemişken, rahimden çıkıp nereye geldiğimizi bilemezken, tamamen hayatta kalma dürtüsüyle hareket ederken dört elle sarıldığımız ilk ‘şey’ meme. İnsanlığın ortak olarak tanıdığı ve delicesine bağlandığı ilk nesne budur.

Kadın vücudunda meme yapısı, yaşamına en çok etki eden uzvudur. Bir yandan cinsel bir organdır ve hem karşı cinsi cezbeder, hem de kendisi için erojendir, uyarılıp tatmin sağlayabilir. Diğer yandan bir üreme organıdır ve çocuğunu besler. Diriliği ve güzelliği ile gurur duygusu yanında hastalıkları nedeniyle de bir korku kaynağıdır. Dolayısıyla memeler, kadına pek çok duyguyu birlikte yaşatır.

Son olarak meme berekettir, bereketi temsil eder. Tıpkı Efes’te bulunan Artemis heykelinde olduğu gibi. Doğayı besleyen memedir, anadır, doğuran kadındır. Kadim inanç sistemlerinde bu imgelerin yerinin olması boşa değildir.

Araştırmalar göstermiştir ki, her ne kadar memelerin görevleri arasında emzirme önemli bir yer teşkil etse de, özellikle cinsellikteki önceliği tartışılamaz. Memelerin çekiciliği her zaman kadınlar için ön planda olmuş ve bunun için ne gerekiyorsa yapmışlardır.

Memenin gerçek işlevi unutulmuştur modern toplumda. Meme artık Victoria’s Secret defilelerinin bir objesi, dekoru olmuştur. Hakim vücut imajı tüm bu yaklaşımların merkezi konumundadır. Bir kişinin yaşadığı dönem ve mekândaki ideal vücut ölçütleriyle uyuşmaması durumunda kendi memesinden hoşnut olmasının güçlüğü açıktır. Sayısız araştırma, kadınların var olan keyfi güzellik varsayımlarının hükmü altında olduklarını ortaya koymaktadır. Örneğin, XX. yüzyılın ikinci yarısı için oluşturulmuş vücut ideali uyarınca kadınlar, göze çarpan memeler ve incecik bir vücuda sahip olma yükümlülüğü altındadır. Amerikalı kadınlar, vücutlarının belden aşağıda kalan bölümlerini inceltmek ve belden yukarı kalan bölümlerini geliştirmek için milyonlarca dolar harcamıştır. İkinci dünya savaşını takip eden yıllarda iri göğüsler çirkin kabul edilmiş ve kadınlar büyük göğüslerinden utandığı için memelerini bastırmak için korse kullanmışlardır. 70’lerde kadın erotizmi ön plana çıkmış daha iri ve kendine baktıran göğüsler moda olmuş, 80’lerde ise bu trendi Samantha Fox, Pamela Anderson gibi aşırı büyük göğüslü yıldızlar yaratmıştır. 90’lı yıllarda, 80’lerden kalma aşırılıkların çirkin kabul edilip, göğüsleri büyük gösteren kocaman vatkalı ceketlerin omuzları terk edilmiş, dev protezler göğüs estetiğinde önemini yitirmiştir. O dönemlerde, estetik cerrahiye bağlı medikal sektörünün gelişmesiyle birlikte, isteğe göre ayarlanabilir göğüs ölçüleri estetik operasyonlarda tercih edilmeye başlanmıştır.

Meme anatomik olarak üçte ikisi yağ dokusu üçte biri de meme dokusundan oluşan bir organdır. Memenin şekli büyüklüğüne, yağ dokusunun miktarına, bağ dokusuna ve derinin elastikiyetine bağlıdır ve bunun yanında yaş, hormonlar ve yer çekimi de memenin şeklinde etken rol oynar.

Memenin sarkması genellikle hamilelik ve emzirmeden sonra, fazla kilo alıp verdikten sonra ya da menopoz döneminin başlamasından sonra oluşur. Bu durumlarda deri elastikliğini yitirir, sarkmalar ve deformasyonlar başlar.

Follow by Email
Facebook
Google+
Twitter
YouTube
LinkedIn
INSTAGRAM