İletişim : 0212 234 44 02-03 - 0533 456 44 79

Günlük hayatta sürekli ellerinizi mi siliyorsunuz? Kıyafetlerinizi sık sık değiştirmeniz gerekiyor mu? Ya da saçlarınız sürekli ıslak ve nemli mi? Peki el sıkışmaktan utanıyor musunuz? Eğer bu konulardan şikayetçiyseniz ‘hiperhidrozis’ denilen aşırı terleme hastalığına yakalanmış olabilirsiniz.

Aşırı Terleme (Hiperhidrosis) Nedir ?

Terleme, insan vücudunun ısı ayarlaması için doğal bir olaydır. Terleme vücudumuzda sempatik sinirler aracılığıyla oluşmaktadır. Normalde vücut metrekaresi başına dakikada 1 mililitre ter salgılanırken bazı kişilerde bu miktar 40 katına kadar çıkabiliyor. İşte bu durum hiperhidroz yani aşırı terleme olarak nitelendiriliyor. Aşırı terleme nüfusun % 1 kadarını etkilemektedir.

Sosyal Yaşantımıza Etkisi Nedir ?

Koltuk altında, el ve ayaklarda meydana gelen aşırı terleme kişilerin özel ve sosyal yaşamını olumsuz etkileyerek sorunlara neden olabilir. Kişiler bu ıslaklık ile başa çıkabilmek için koltuk altlarına sıvı emici kumaşlar ve petler kullanmakta ya da sık sık kıyafet değiştirmek zorunda kalıyor. Aşırı terleme hem özel yaşamda hem de profesyonel iş yaşamında ciddi sosyal problemlere yol açabilmektedir. Hiperhidrozun yaşam kalitesi üzerinde yarattığı negatif etki ciddi hastalıklarla mukayese edilebilecek düzeydedir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir araştırmada hiperhidrozlu kişilerin yüzde 40’ı bu durumun iş yaşamlarını, diğer insanlarla tanışmalarını ve duygusal ilişkilerini olumsuz etkilediğini bildirmiş. Yine bu çalışmada iş dışı yaşamda kısıtlanma hissi yüzde 35, özgüven eksikliği yüzde 50, mutsuzluk hissi yüzde 34 ve günlük aktivitelerde kısıtlanma hissi ise yüzde 38 olarak saptanmış.

Başka Fiziksel Rahatsızlıklara da Sebep Olur Mu ?

Yoğun ter deride maserasyona (dokunun sıvı içinde kalarak yumuşaması) ve sekonder mikrobik enfeksiyonlara da yol açabilir. Ayrıca aşırı terleme belirtileri ciddi duygusal ve sosyal problemlere yol açabilir.

Aşırı Terlemenin Sınıflandırılması ve Nedenleri Nelerdir ?

Hiperhidroz, primer veya sekonder olmak üzere 2 gruba ayrılabilir.

– Nedeni bilinmeyen (Primer) hiperhidroz

Vücudun her iki tarafında, günlük aktiviteleri etkileyen, en az haftada bir kez olan, 25 yaşından önce başlayan, uyku ile geçen ve bazı olgularda ailesinde benzer yakınmaya sahip bireyler olan hiperhidroz olguları primer yani nedeni bilinmeyen olarak kabul edilir. Ancak toplum yaşamında kişilere sorun oluşturan hiperhidroz olgularının hemen hemen tümü nedeni belli olmayan yani idiopatik primer hiperhidroz olgularıdır. Çoğunlukla avuç içi, ayak tabanı veya aksiller bölgeyi etkiler.

– Sekonder Hiperhidroz

Diğer gruba göre daha sık görülmektedir. Genellikle bir veya birkaç yere lokalizedir. Çeşitli sistemik hastalıklara ikincil olarak ortaya çıkabilir (Stres, tiroid bezinin aşırı çalışması, böbrek üstü bezi hastalıkları, menopoz, hipoglisemi, şişmanlık, bazı kanserlerin tedavisinde kullanılan ilaçlar ve hormonlar). Tedavisi altta yatan hastalığa yönelik olmalıdır. Kişilerde bazen yapısal olarak da aşırı terleme görülebilir.

Aşırı Terleme En Çok Nerelerde Görülüyor ve Tipleri Nelerdir ?

  • El (palmar)Aşırı terlemenin en sık görüldüğü yerlerdendir. Eller vücudumuzun diğer kısımlarına göre sosyal ve profesyonel yaşantımızda önemli yer tutmaktadır. Bu nedenle aşırı terlemesi olan kişiler iş ve sosyal yaşamlarında kendilerini sınırlayan ve çekingen olan kişiler olurlar. El sıkmaya çekinirler. Sosyal ilişkiden uzaklaşabilirler. Birçoğunda terleme ile beraber elde soğuklukta bulunabilir.
  • Koltuk altı (axillar)
    Kendini zaman zaman elbiseye iz bırakabilecek kadar gösterebilen bir durumdur.
  • Ayak (plantar)
    Ayak terlemesi sık görülmekle beraber genelde kapalı kaldığından sorunsuz olarak yaşama devam edilebilmektedir.
  • Yüz (facial)
    Alından başlayan ve bütün yüzü kaplayan yoğun terleme şeklidir. Başkaları tarafından sinirli ve sıkılgan olarak algılanır.
  • Genel (general)Bazı kişiler yukarıda saydığımız terleme tiplerinden birkaçından yakınabilirler. Terleme aniden ortaya çıkabilir ve devam eden bir karakteri mevcuttur. Genellikle sıcak sezonlarda soğuk sezonlara göre daha belirgindir.

Aşırı Terleme Hangi Durumlarda Ortaya Çıkar ?

Gebelik, menopoz, alkol, kahve, çay, baharatlı gıdaların kullanımı gibi durumlarda terlemenin arttığı bilinir. Bunun dışında Parkinson hastalığı, şeker hastalığı, hipertiroidi, kalp krizi, bazı kanser türleri, bazı içsalgı bezi hastalıkları ve koma gibi durumlarda da terleme artar. Bahsedilen hastalıklarda görülen hiperhidroz, esas hastalığın eşlikçisi, sonucu veya belirtisi olabilir.

Aşırı Terlemede Nasıl Tedavi Edilir ?

Lokal Tedavi

En çok uygulanan yöntemler arasında yer alır. Kişiye ilk olarak, her gece yatarken uygulayacağı kremleri önerilir. Bu krem gece uygulanır. Yaklaşık her gün uygulanan bu tedavi yöntemi çok rahatsız etmeyen el, ayak ve koltuk altı terlemelerinde kullanılır. Bu tedavi en basit yöntem olarak nitelendirilir. Ancak terleme fazlaysa bu yeterli gelmeyebilir ve diğer tedaviler uygulamaya konuluyor.

İyontoforez Tedavisi

Fizik tedavi uzmanları tarafından 20 ile 30 dakikalık seanslar hâlinde uygulanan iyontoforez tedavisinde, terleyen bölge, içinde metal plâka bulunan bir kaba konulur ve düşük şiddette elektrik akımı verilir. Akımdan etkilenen ter kanallarının tıkanmasıyla terleme bir süre durur. Uygulama sırasında hasta hafif iğne batmaları hissetse de bu tedavinin hiçbir tehlikesi yoktur. Ancak bu yöntemin de hastaya sürekli uygulanması gerekir.

Cerrahi Tedavi

Klipsli ETS yöntemi; Klips metodu olarak da nitelendirilen bu tedavinin 85 yıllık geçmişi bulunuyor. Vücut boşluklarına, küçük kesilerden kamera sokularak uygulanan endoskopik yöntemlerin gelişmesiyle, cerrahi yöntem de aşırı terleme tedavisinde yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Cerrahi tedavi ile aşırı terleyen bölgedeki, terlemeye neden olan sinirler kesilir. Bu sinirler kesmek yerine klipsle sıkıştırabilir ya da yakılabilir.

Sempatektomi; Temel mekanizma terleme bezlerine sinyal taşıyan sempatik sinirin blokajıdır. Basit olarak bu işlem vucudun bütün bölümlerinde yapılabilir. Ancak el, koltukaltı ve yüz terlemesinde büyük cerrahi işleme gerek kalmadan yapılabilir olması bir avantajdır. Bugün artık orta ve ciddi el, koltukaltı ve yüz terlemelerinde Endoskopik Torasik Sempatektomi olarak bilinen yöntem uygulanmaktadır. Bu teknik minimal invaziv bir tekniktir. Başarı oranı %100’e yakındır.

Küretaj; Şu anda en çok kullanılan yöntemdir. Lokal anestezi altında basitçe yapılabilen uygulamada koltuk altından yapılan küçük kesilerden girilerek sadece aşırı terlemeye neden olan bezler çıkarılmakta ve deri sağlam kalmaktadır. Yöntem yaklaşık 5-6 yıldan beri kullanılmaktadır. Uygulama hastanede yapılabilir. Uygulama süresi 20-40 dakika kadardır.

Ameliyat sonrasında hastada iz bile belli olmamakta ve hemen 3-5 gün içinde normal hayatına dönebilmektedir. Yapılır yapılmaz aşırı terleme durmakta ve normal bir insan gibi terlemektedir. Hastanede yatmayı gerektirmeyen, günlük cerrahi işlemdir. Bu yöntemde cilt çıkarılmadığı için hasta sorunsuz olarak iyileşmekte, aşırı terleme ve kötü koltuk altı kokusu problemi kalıcı olarak düzeltilmektedir. Sonuç kesindir. Tekrarlama da söz konusu değildir.

Botoks da Bir Tedavi Yöntemi Değil Midir ?

Evet, botoks sinir iletisini etkin bir şekilde bloke eder. Koltuk altı ter bezlerinin çalışmasını sağlayan kolinerjik sinir iletisinin lokal olarak durdurulması ile ter bezlerinin fonksiyonu geçici olarak durdurulmuş olur. Koltuk altındaki terleme bölgesi iyot-nişasta boyama testi ile tespit edilir. Hastalarımızın büyük çoğunluğunda bu testi kullanmaya bile gerek kalmaz. Belirlenen alana çok ince iğne uçlarıyla deri altında 10-15 noktaya enjeksiyon yapılır. İşlem son derece ağrısızdır ve yaklaşık 10dk. kadar sürmektedir. İşlemden sonra kişi tamamen normal iş ve sosyal yaşantısına devam eder.

Botoks`un Etkisi Ne Kadar Sürer ?

Botoks etkinliğini tam olarak 7 gün içinde gösteren bir preparattır. Ancak koltuk altı terleme nedeniyle botoks uyguladığımız hastaların büyük bir kısmı enteresan bir şekilde etkinin çok daha kısa bir süre içerisinde başladığını tarif ederler. Yine klasik bilgi olarak botoks`un etkinliği 4-6 ay olarak bilinirken, koltuk altı terleme hastalarında bu etkinin 1 yıla kadar uzadığı görülmektedir. Birkaç seanstan sonra bu sürenin nadirde olsa 1 yıldan uzun sürdüğü gözlemlerimiz arasında yer almaktadır. Ayrıca işlemin neredeyse hiçbir dezavantajı yoktur. Yaklaşık 10dk `lık bir uygulama ile 12 ay süreyle terlemeden kurtulmak son derece avantajlı bir tedavi şeklidir.

Botoks ile El ve Ayaklardaki Aşırı Terleme Tedavi Edilebilir Mi ?

Botoks enjeksiyonu ile koltukaltı aşırı terleme tedavisine benzer şekilde el ve ayak terlemeleri de tedavi edilebilir. Tedavideki başarı oranı koltuk altı terleme tedavisine göre bir miktar daha düşük olsa da hastaların büyük kısmında sonuçlar son derece memnun edicidir. El ve ayak bölgesinde ağrıya duyarlılık daha fazla olması nedeniyle koltukaltı bölgesinden farklı olarak işlemden önce uyuşturucu krem uygulamaları veya sinir blokları ile ağrı algılaması en aza indirilmelidir.

Follow by Email
Facebook
Google+
Twitter
YouTube
LinkedIn
INSTAGRAM