Contact : 0212 234 44 02 - 03 - 0533 456 44 79

Dupuytren Hastalığı

Dupuytren (Guillaume, Paris 1777-1835) Hastalığı avuç iç derisinin hemen altında yer alan ve altından geçen tendon sinir ve damar yapıları için koruma görevi üstlenen yapının (fasya) anormal kalınlaşması ile meydana gelen bir durumdur. Bu kalınlaşma avuç içinde başlar ve bazen parmaklara kadar uzanabilir. Sert kordonlar ve şişlikler gelişebilir ve bu da parmakların avuç içine doğru bükülmesine yol açabilir. Bu duruma Dupuytren kontraktürü adı verilir. Derinin etkilenmesine rağmen tendonlar gibi derin yapılar doğrudan etkilenmez.

Nadiren de, bu hastalığın süreci boyunca parmakların üzerinde sertleşmeler olabilir ve planlar fibromatoz adı verilen ayak tabanında ve peniste sertleşmelerle beraber de olabilir.

Dupuytren Hastalığının Sebebi Nedir ?

Dupuytren hastalığında sebep tam olarak bilinmemektedir fakat etkilenen fasyada belli başlı biyokimyasal değişiklikler olmaktadır. Bu hastalık, kırk yaşın üzerindeki erkeklerde ve Kuzey Avrupalılarda daha sıktır. El yaralanmalarının ve belli başlı mesleklerin bu hastalığın riskini artırıp artırmadığı kesin olarak kanıtlanmamıştır. Küçük ve orta parmakta daha sık görülmekle beraber tüm parmakları etkileyebilir.

Dupuytren Hastalığının Belirti ve Bulguları Nelerdir?

Dupuytren hastalığının temel belirtileri avuçta sislikler ve çukurluklardır. Şişlikler genellikle çok serttir ve deriye sıkça yapışmışlardır. Kalın kordonlar gelişebilir ve bunlar avuç içinden bir veya birçok parmağa doğru uzanabilir. Genellikle yüzük parmağı ve serçe parmak etkilenir. Bu kordonlar bazen de tendonlarla karışabilir fakat bu kalınlaşmalar deri ve tendonlar arasındadır. Kordonlar parmaklarda eğilme veya kontraktürlere neden olabilir. Birçok olguda, her iki el de etkilenir fakat her iki el arasındaki hastalığın derecesi açısından fark olabilir.

Başlangıçta nodüller huzursuzluğa neden olabilir fakat bu kendiliğinden geçer. Zaten Dupuytren hastalığı genellikle ağrı ile seyretmez. Hastalık ilk başta, hastanın elini masa üstü gibi düz bir zemin üzerine koyamamasıyla fark edilir. Parmaklar avuç içine doğru büküldükçe el yıkamak, eldiven giymek, ek sıkışmak ve elleri cebe sokmak gibi aktivitelerde zorluklar başlar.

Hastalığın gidişatı önceden tahmin edilemez. Bazı hastalarda sadece avuç içinde nodüller ve kordonlar gelişebilir. Fakat bazı hastalarda da parmaklar avuç içine doğru bükülür. Daha genç yaşlarda hastalığın ilerlemesi genellikle daha hızlıdır.

Dupuytren Hastalığının Tedavi Seçenekleri Nelerdir ?

Hafif olgularda, özellikle de el işlevleri etkilenmediğinde sadece gözlem yeterlidir. İlerlemiş olgularda ise parmağı/parmakları düzeltmek için birkaç tedavi yöntemi mevcuttur.

Tedavi seçenekleri şunlardır: Kollajenaz enjeksiyonu, iğneli aponörotomi ve açık cerrahi.

Kollajenaz enjeksiyonunda, hastalıklı doku içerisine az bir miktarda ilaç verilir ve böylece bu doku zayıflatılır. Doku zayıfladıktan sonra parmak rahatlıkla kontrol edilir ve bazen düzeltilebilir.

İğneli aponorotomide hastalıklı doku içerisine deriden enjektör ile seri girişler yapılarak Dupuytren kontraktürü dokusu kesilebilir. Kollajenaz enjeksiyonu ve iğneli aponörotomi, poliklinik şartlarında yapılabilecek işlemlerdir.

Cerrahi Yaklaşımlarda temel amaç, etkilenen elde bozulmuş olan fonksiyonel kapasiteyi ve deformiteyi tekrar düzeltmek ve nüksü önlemektir.

Ameliyat, büzüşmüş dokuların çıkarılması ve bazı vakalarda vücudun diğer bölgelerinden alınan derinin bu bölgeye nakledilmesi (greft) ya da diğer cerrahi girişimlerden oluşur. El birkaç gün ya da hafta açık pozisyonda parmaklarla birlikte sarılacak ve daha sonra parmak ve el egzersizlerinden oluşan fizik tedavi başlayacaktır.

Postoperatif komplikasyonlar arasinda yara iyileşmesi ile ilgili problemler, infeksiyon, hematom, sinir yaralanması (nöroma-hipoestezi), arter yaralanması (soğuk intoleransı-dolaşım bozulması), eklem sertliği olarak sıralanabilir, Refleks sempatik distrofi gelişebilir.