İletişim : 0212 234 44 02-03 - 0533 456 44 79

All Posts in Category: Sağlık

Dünyada Nip/Tuck Ülkeler Amerika, Brezilya ve Güney Kore

US, Brazil, S. Korea dubbed nip/tuck nations of 2015
Source: Global Times
Published: 2016/8/8 18:59:37

 

2015 ‘te yapılan yıllık sanayi anketinin sonuçlarına göre Amerika dünyada en çok kozmetik cerrahinin ve diğer kozmetik işlemlerin yapıldığı ülkelerin başında geliyor.

Uluslararası Estetik ve Plastik Cerrahi Derneği (ISAPS) anket verilerine göre geçen sene Amerika’da 4 milyon estetik işlem yaparak Brezilya’yı (2.3 milyon) kenara çekilmek zorunda bıraktı.

Çin’li hastaların Nip/Tuck hayallerini gerçekleştirmek için gittikleri Güney Kore (1.5 milyon) ile sıralamada üçüncü, ilk üçü takiben sırayla Hindistan, Meksika. Almanya, Kolombiya, Fransa ve İtalya geliyor.

screen-shot-2016-12-09-at-09-47-18

Araştırma sonuçlarına göre küresel toplamın 85.6’lık yüzdesinden, 18 milyon kadın kozmetik cerrahi ve cerrahi dışı medikal estetik işlem yaptırmış.

2015’te kadınlar arsında en çok uygulanan ameliyatlar meme büyütme, liposuction, göz kapağı cerrahisi, karın germe ve burun estetiği.

Üç milyondan fazla erkek ise göz kapağı cerrahisi, liposuction, jinekomasti ameliyatı,burun estetiği, yağ enjeksyonu ve kulak estetiği yaptıtmış.

Botox ile kırışıklık tedavisi uzun zamandır olduğu gibi global olarak kadınlar ve erkekler arasında yine 4.6 milyon işlem ile en ön sırada.

Meme büyütme ameliyatı 2014 ten bugüne 10.4 % artarak kadınlar arasında en sık yapılan ameliyatı olarak saptanmış.

Araştırmaya göre dünyada aktif plastik cerrah sayısı en çok olan ülke 6500 doktor ile Amerika, ikinci sırada 5500 Brezilya ve sonrada 2800 Çin geliyor.

screen-shot-2016-12-09-at-09-50-01

Detaylı Bilgi
screen-shot-2016-12-09-at-09-27-43

2017 de Hangi Estetik İşlemler Popüler olacak?

Plastik ve estetik cerrahi alanları sürekli ve hızlı bir şekilde yenileniyor ve gelişiyor. Her yeni gelişme teoride iyileşme getirir ama bazen tüm emekler boşa da çıkabilir ve hayal kırıklıkları olabilir. Her yeni işlem beklenen mükemmel sonuca götüremeyebilir yada beklentilerimizi veremeyebilir. Her şeye rağmen bu yenilikler piyasada önemli ve oldukça güçlü bir yere sahiptir. 2016 yılı plastik ve estetik cerrahi alanında yenilikler açısından oldukça önemli bir yıldı.

Her yeni senede yeni bir işlem çıkıyor. Bazı işlemler yarı yolda bırakıyor bazı işlemler ise kalıcılığını ispatlayıp popüler oluyor. Peki 2017 yılında hangi işlemler popüler olacak? 2016 yılına bakarak 2017 yılında plastik cerrahide ki yenilikler hakkında yorum yapabilir miyiz? Modern çağ, önümüzdeki sene için plastik cerrahi hakkında ne gibi ip uçları veriyor? Elimizde olan verilere ve bilimsel araştırmalara bakıp kesinlikle bu soruya cevap vermeye çalışabiliriz…

Aslında en yeni gelişmenin ne olacağını söylemek zor. Fakat bir kaç trend var ki dikkatimizi oldukça çekiyor. Birinci ve en önemlisi daha çok yağ enjeksiyonu ve lipo-lifting işlemleri göreceğiz.  Bu işlem aslında şu anda da biliniyor ve uygulanıyor; Brezilya Popo Estetiği ve Meme Büyütme gibi silikon yerine yağ enjeksiyonu ile büyütme ve projeksiyon kazandırma yada  yüzdeki doku ve volüm kayıplarında mikro lifting dediğimiz yağ enjeksiyonu ile yüz germe gibi.

Plastik cerrahide son yıllarda yabancı madde yerine hastanın liposuction yöntemi ile yağlarının alınıp kendi yağları kullanılarak vücut şekillendirme işlemi oldukça sık kullanılmaya başlandı. Hastaların bu  tekniği tercih etmelerin en önemli sebebi yabancı madde reaksiyonu ve implant ile ilgili oluşabilecek risklerin olmaması.

Uluslararası Estetik ve Plastik Cerrahi Derneği (ISAPS) 2014 yılında yaptığı yıllık ankette yağ transferi dünyada en sık dördüncü uygulanan plastik cerrahi işlemdi.  Farklı ülkelerden 1391 plastik cerrah ISAPS’ın anketine katıldı ve çıkan sonuçlara göre;

  1. 2014 yılında tüm dünyada 965,727 yağ transferi işlemi gerçekleştirilmiş
  2. Yağ enjeksiyonu plastik cerrahi işlemlerin 10% luk bölümünü oluşturmuş
  3. 142,317 işlemle, Amerika en sık yağ enjeksiyonu yapılan ülkeydi. Bu işlemler tüm plastik cerrahi işlemlerin 14.7% si
  4. Brezilya ise 112,306  yağ enjeksiyonu uygulamasıyla listede ikinci sıradaydı (tüm cerrahi işlemlerin 11.6% sı)
  5. Güney Kore 83,577 işlemle üçüncü sırada (tüm cerrahi işlemlerin 8.7% sı)
  6. Yağ enjeksiyonunun popüler olduğu diğer ülkeler Japonya, Fransa, Almanya ve Kolombiya
  7. Dünyada 809,428 kadın yağ transferi işlemi gerçekleştirmiş ve tüm işlemler arasında en sık uygulanan 4. uygulamaymış
  8. Bu işlemi 156,300 erkek uygulatmış ve erkeklerin uygulattığı en sık beşinci işlemmiş

(Source: American Society for Aesthetic Plastic Surgery / Quick Facts: Highlights of the ASAPS 2015 Statistics on Cosmetic Surgery )

ISAPS tan elde edilen data bize bir çok ülkede yağ transferi ile yapılan popo augmentasyonunun implant ile yapılan popo augmentasyonundan daha fazla olduğunu gösteriyor.


Popo Augmentasyonu sadece İmplant kullanılarak toplamda 30,916

(Buttock Augmentation using implants Only (Total) 30,916)

USA1,560
Brazil 8,140
South Korea 514
India 710
Mexico 2,945
Germany 385
Colombia 2,423
France 124
Italy 344


 

Popo Augmentasyonu Yağ Transferi ile toplamda 258,107

(Buttock Augmentation using fat transfer (Total) 258,107)

USA 21,255
Brazil 55,605
South Korea 2,572
India 4,752
Mexico 29,528
Germany 3,336
Colombia 23,038
France 3,021
Italy 2,344


screen-shot-2016-12-09-at-09-27-43

Uluslararası Estetik ve Plastik Cerrahi Derneği’nin (ISAPS) 2015 yılında yaptığı anket verilerine göre 2015 yılında yağ transferi ile 258,107 popo augmentasyonu yapılmış. Bunlardan 30,916 kadın implant ile popo augmentasyonunu tercih ederken 30,905 yağ transferi yaptırtmış. Bu sonuçlar bize yağ enjeksiyonu ile popo kaldırma/ büyütme tekniğinin kabul edilebilirliğinin arttığını gösteriyor.

screen-shot-2016-12-09-at-09-26-35

Sonuç olarak bu kadar popüler bir işlemin 2017 yılında daha da artacağını ve yeni bölgelerede (bildiğimiz yerlerin dışında uygulamalara örnek el üstü ve kadın/erkek genital bölge gibi) yağ enjeksiyonu işleminin uygulanacağını düşünüyorum .

Detaylı Bilgi

Cilt Sarkmalarına Veda !

“Tek Uygulama İle Cilt Sarkmalarına Ameliyatsız Kesin Çözüm”
İyi ve doğal sonuçlara ulaşmak isteyenler için mükemmel bir uygulama, üstelik yıllar süren bir kalıcılık sağlıyor !

Detaylı Bilgi
cocuk1

Çocuk Estetiğinde Doğru-Yanlışlar

Çocuklarda, doğumdan itibaren görülen rahatsızlıklar estetik operasyonlarla tedavi edilebiliyor. Kepçe kulak, sünnet, yarık dudak ve yarık damak gibi rahatsızlıklarda estetik operasyonlar kalıcı çözüm sağlıyor.

Türkiye, dünyada estetik uygulamalarının en çok yapıldığı ülkelerin başında geliyor. Estetik ve plastik cerrahide teknoloji, uzman ve sistem açısından dünyadaki en iyi alternatiflerden biri olsak da, hala bazı yanlışların önüne geçilemiyor ne yazık ki. Çocuklarda, doğumdan itibaren görülen en sık hastalıklarla nasıl başa çıkılmalı, ne zaman ameliyat olmalı ya da cerrahi müdahaleye ihtiyaç var mı…

Çocuklarda görülen ve estetik operasyonlar
Türkiye’de doğumdan itibaren çocuklarda gördüğümüz en sık rahatsızlıklar, kepçe kulak, yarık dudak, burunda şekil bozukluğu, el/parmak deformiteleri, yüzde doğumsal lekeler, göz kapağı düşüklükleri, aksesuar memebaşı ve aksesuar aksiller meme, sünnet sonrası deformasyonlar ve yüzde yaralanmalar. Bu estetik problemler her yaşta çocukta görülebiliyor, ancak asıl sıkıntı çocuk okul çağına gelince başlıyor. Çünkü, diğer çocuklar tarafından alay edilme nedeni olarak kullanılabiliyor ve bu durum çocuklarda ciddi psikolojik sorunlara yol açabiliyor.

Çocukla alay ediliyorsa…
Bazı rahatsızlıklar için alternatif yollar var, ancak en sık görülenlerden göz kapağı düşüklüğü, kepçe kulak, yarık dudaklar, el deformasyonları gibi sorunlarda cerrahi müdahale şart.

Türkiye’de anne babaların çocuk estetiğine bakışı
En sık görülen ve müdahale ettiğimiz sorun, kepçe kulak ve yarık dudak rahatsızlıkları. Bu konuda doğru bilinen yanlış çok. Ebeveynlerin, çocuğun yaşı, psikolojisi ve fiziksel durumunu çok iyi tespit edip, en doğru zamanda iyi bir plastik cerrah ile bir araya gelmesi gerek. Aksi halde, ömür boyu taşınacak olumsuz durumlar ortaya çıkabilir.

Çocuklarda müdahaleye ihtiyaç duyulan hastalıklar

1- Kepçe Kulak
Çocuklar kulak şekil bozukluğu ile ilgili en büyük sıkıntıyı yaşayan gruptur. Okul çağındaki çocuklara genellikle akranları tarafından “çanak anten”, “kepçe”, “miki fare” gibi lakaplar takılır ve alay konusu olurlar.
Bu yüzden söz konusu olan kepçe kulak ameliyatı ise, ben “ne kadar erken, o kadar iyi” diyorum. Bazı bebekler hiç istemesek de, kulaklarında kepçelikle doğabiliyor. Bebeklerde kepçe kulak sorunu varsa genelde anne baba hemen bandaj veya kulaklarını geri yatıracak bir şey ile kulakları geri atmaya çalışıyor. Bize sorduklarında “tamam, deneyin” diyoruz. Ama tıbben o kulakların düzelmesi çoğu zaman mümkün değil. Fakat ilerleyen yaşlarda anne ve babanın keşke deneseydik, belki düzelirdi dememeleri için bu uygulamalara izin veriyoruz. Bebekler daha kıkırdak oluşumunu tamamlamadıkları için ameliyat olamayacağından çocuğun ebeveyni ile yapılacak görüşmede rekonstrüksiyonun yapılacağı yaşı belirliyoruz. Müdahalenin genellikle çocuk okula başlamadan bitirilmesi, çocuğun okulda yaşacağı travmayı engellemek için idealdir. Ancak önemli bir nokta daha var; ameliyat öncesinde bu durum çocuğa mutlaka anlatılmalı ve onun da onayı alınmalıdır.

2- Yarık Dudak, Yarık Damak (Doğuştan Anomaliler)
Dudak ve damak yarığı en sık rastlanılan doğumsal defektlerdendir. Yüz yarığı olan her yenidoğan, diğer anomaliler açısından da değerlendirilmelidir.

 Doğumdan hemen sonra benzer yarıkların araştırılması tedavinin şekillendirilmesinde önemli rol oynar. Doğumdan sonraki herhangi bir zamanda, dudak onarımı gerçekleştirilebilir. Genel olarak çoğu onarım 10’lar kuralına göre planlanır: 10 haftalıkken, 10 pound (5kg) ağırlığındayken ve 10 gram kan hücresine (hemoglobin) sahip ise… Sonraki işlem ise, burunun onarımı ya da yara izini düzeltmek için yapılan estetik müdahale olabilir. Yüzde belirgin bir şekilde belli olduğundan, dudak şekil bozukluğu ne kadar erken tedavi ettirilirse o kadar iyidir.

3- Burunda Şekil Bozuklukları
Çocuklar yetişkinlere göre burun estetiği konusunda son derece farklı bir ihtiyaca sahiptir. Ebeveynler asla, çocuklarında burun estetiğini keyfi olarak yaptırmamalı. Çocukta burun estetiği, herhangi bir ciddi yaralanma sonucunda çocukların burun ve yüz gelişimine etki etmemesi için yapılır. Çocuklarda kemik yapısı ve kıkırdak doku oturmadığı için ufak kazalarda dahi burun bölgesinde kalıcı hasarlar oluşabilir. Bu hasarları estetik operasyon ile onarabiliyoruz. Ancak yine de, bu müdahale bile son derece hassas ve titiz bir şekilde yapılmalı. Çünkü çocuğunuzun burnunu düzeltmek isterken, henüz oturmamış kıkırdak dokunun yanlış operasyonlarla deforme olmasına neden olabilirsiniz. Bu da, onarılması güç ve çocuğun gelişimini engelleyen sonuçlar doğurabilir.

4- Göz Kapağı Düşüklükleri
Göz kapakları çok hassas mekanizmalardan oluşur. Doğumla birlikte göz kapağı mekanizmalarında oluşan herhangi bir bozukluk, örneğin, göz kapağındaki kasların yeterli liften yoksun olması, göz kapaklarını kaldıracak esnekliğe ve güce sahip olmaması gibi nedenler doğuştan göz kapağı düşüklüğü hastalığına yol açar. Ancak buradaki kritik soru şu: Bu düşüklük görmeye engel mi değil mi? Görmeye engel olacak bir durum yoksa işlem yapılmadan takibe alınmalı. Çünkü bebeklerde 1 yaşından sonra bu lezyonlar küçülür. Görme duyusu etkilenmediği sürece çocuğunuzu hemen tedavi ettirmeyi düşünmeyin. Bebeğinizi altı ayda bir, dört yaşına kadar göz muayenesinden geçirin. Bu döneme ulaşmış çocukta sıkıntının durumuna göre kapak ameliyatına karar verilebilir. Görme duyusunda azaltma, aşırı psikolojik sorunlar durumunda ameliyat dışında başka yapılacak tedavi yoktur. Bu tedaviyi de yine, okul öncesi dönemde öneriyorum.

5- El Deformasyonları
Çocuklarda görülen el rahatsızlıkları, bilinen adları ile perdeli parmaklar (sindaktili), fazla parmak (polidaktili), tetik parmak (trigger finger), başparmak eksikliği, kısa parmaklar ve eksik parmaklardır. Bu el rahatsızlıkları da, sıkça kullanılan ve göz önünde olan bir organ olması sebebiyle çocuğun psikolojisini olumsuz yönde etkiliyor. Ayrıca, ileride seçeceği mesleğini etkilemesi açısından da mühim bir konu. Yine okul çağına gelmeden, plastik cerrahi ile bu deformasyonlar düzeltilebilir ve parmaklara, ellere belirgin fonksiyonel kapasite kazandırabilir.

6- Sünnet
Gelecekte çocuğun ruh ve beden sağlığını yakından ilgilendiren önemli bir cerrahi bir girişim. Ne yazık ki ülkemizde hala bu işlem çoğunlukla, tıp doktoru olmayan ‘sünnetçiler’ tarafından yapılıyor. Ebeyenlere şunu hatırlatmak isterim, hiçbir cerrahi işlem basit değildir ve bazen istemediğiniz karmaşık bir hale gelebilir. Bu nedenle sünnet de; küçümsenmeden, cerrahi ilkelerinden ödün verilmeden yapılmalıdır. Çünkü uygun cerrahi ile yapılmayan sünnet, çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Eğlence için sınırsız masraf yapmak yerine, bu işlemi konusunda uzman birine yaptırın. İlerde çocuğunuzun cinsel organında ortaya çıkabilecek şekil bozuklukları, cinsel hayatını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu müdahaleyi gelenekselleştirmeden, tıbba başvurarak ele almanız, çocuğunuzun geleceği için çok önemli.

7- Aksesuar Meme Başı
Genellikle vücudunda fazla memesi ya da meme başı olan kişiler bunu genellikle çok küçük oluşu ve tam meme formunda olmaması nedeniyle ben veya leke olarak algılarlar. Bunun bir aksesuar meme ya da meme başı olduğunun çoğunlukla farkında bile değillerdir, ta ki uzman bir doktor, memesinin altında bulunan bu oluşumun ne olduğunu ona anlatana dek. Doğumsal bir kalıntı olan fazla meme veya meme başı, henüz anne karnındayken oluşur. Seyrek olarak bir bebeğin fazladan bir ya da daha çok meme/meme başının olduğu görülebilir. Kasıktan koltukaltına kadar uzanan süt yolu denilen bir çizgi boyunca çok sayıda meme hücremiz vardır. Kasıktan koltuk altına kadar uzanan süt yolundaki hücreler eğer beklenen gerilemeyi göstermezse, “aksesuar meme” de denilen üçüncü meme oluşur. Fazla meme başları genellikle göğüs bölgesinin çevresinde yer alsalar da ara sıra da boyunda, sırtta, kalçada ve vulvada bulundukları da gözlenmiştir. Aksesuar meme dokularının tümörlere dönüşme riskleri vardır. Bu nedenle politeli bulunması durumunda eşlik eden bir bozukluk olup olmadığının incelenmesi gereklidir. Bu lezyonlar kozmetik ve psikolojik sorunlar yaratabilirler. Çok büyük olanları kozmetik bir problem teşkil ederken, ufak olanlarının sıklıkla farkına bile varılmaz, her iki durumda bir sağlık problemi değildir. Böyle bir durum söz konusu ise bebeklik ya da ilk çocukluk döneminde hiçbir şey yapılamaz. Ancak, çocuk ergenlik dönemine erişince estetik nedenlerle ameliyat yapılabilir.

 

Yazı : http://kadin.mynet.com/yazarlar/saglikli/op-dr-evrim-uckunkaya/25419-cocuk-estetiginde-dogru-bilinen-yanlislar.html

Detaylı Bilgi
memedeben

Ben sandığınız şey aksesuar meme olabilir!

20141114120423!NTV_logosu

Yunan mitolojisinde doğurganlığı ve bereketi simgeleyen Artemis’de olduğu gibi memenin çoğul oluşu, politeli olarak adlandırılıyor ve sorun, meme hastalıklarının en az bilinen türü.

Artemis, Yunan mitolojisinde aslında vahşi doğa, avcılık ve ay tanrıçasıydı ancak sonraları farklı şekillerde yorumlandı. Örneğin Efes’te olduğu gibi, göğsünde çok sayıda meme bulunan, üremenin sembolü bir tanrıça olarak kabul edildi.

Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Evrim Uçkunkaya, Artemis’teki gibi çoğul memenin, hem kadınlarda hem de erkeklerde %1 oranında görülen bir anomali olduğunu söylüyor.

İkiden fazla meme başı olması, aksesuar meme, çoğul meme veya politeli olarak adlandırılıyor. İkiden fazla meme dokusunun olmasına ise polimasti deniyor. Her iki anomalinin de meme çizgisi boyunca herhangi bir yerde olabileceğini belirten Dr. Uçkunkaya, anomali hakkında şu bilgileri veriyor: “Vücudunda fazla memesi ya da meme başı olan kişiler bunu genellikle çok küçük oluşu ve tam meme formunda olmaması nedeniyle ben veya leke olarak algılar.

Bunun bir aksesuar meme ya da meme başı olduğunun çoğunlukla farkında bile değillerdir. Aksesuar meme başı en sık normal meme yerleşiminin hemen altındaki bölgelerde, aksesuar meme ise en çok koltuk altında görülür.”

Aksesuar meme başının erkek ve kız çocuklarında eşit sıklıkta görüldüğünü, aksesuar memenin ise kızlarda daha fazla olduğunu belirten Uçkunkaya, sorunun nasıl geliştiği hakkında ise şunları söylüyor:

ntv-haber“AKSESUAR MEME, SIRTTA VE KALÇADA DA OLABİLİR”

“Kasıktan koltukaltına kadar uzanan süt yolu denilen bir çizgi boyunca çok sayıda meme hücremiz vardır. Buradaki hücreler beklenen gerilemeyi göstermezse, aksesuar meme oluşur.

Fazla meme başları genellikle göğüs bölgesinin çevresinde yer alsalar da boyunda, sırtta, kalçada ve vulvada bulundukları da gözlenmiştir.
Aksesuar meme ve meme başı dokuları genellikle ergenlik dönemi ya da gebeliğe kadar belirti vermezler. Bu dönemlerde hormonların etkisi ile büyürler. Belirginleşip ağrıya neden olabilirler.”

TÜMÖRE DÖNÜŞEBİLİR!

Dr. Uçkunkaya’nın verdiği bilgiye göre, aksesuar meme başına renal agenezi (böbreğin doğumsal yokluğu) ve aksesuar böbrek gibi böbrek anomalileri, doğumsal kalp hastalıkları, epilepsi ve kulak anomalileri eşlik edebilir. Aksesuar meme dokularının tümöre dönüşme riskleri de var. Bu nedenle politeli bulunması durumunda eşlik eden bir bozukluk olup olmadığı mutlaka incelenmeli.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Op. Dr. Evrim Uçkunkaya, politeli bulunmayan lezyonlardan çok büyük olanlarının kozmetik problem yarattığını, küçük olanların ise farkına bile varılmadığını söylüyor, “Her iki durum da sağlık sorunu değildir. Bunlara bebeklik ya da çocukluk döneminde hiçbir şey yapılamaz. Ancak ergenlik döneminde estetik nedenlerle ameliyat yapılabilir” diyor.

Yazı : http://www.ntv.com.tr/saglik/ben-sandiginiz-sey-aksesuar-meme-olabilir,5nmEvb25FkWipM2IwxXhwQ

Detaylı Bilgi
ameliyatsizestetik

Çözümsüz sanılan yanık izlerine kökten çözüm !

starAmansız hastalıkların tedavi umudu olan kök hücre ağır yanık vakalarında deriyi eski haline döndürmek için de kullanılıyor. Uzmanlar kök hücre nakli ve yağ transferiyle ciltteki hasarı gideriyor.

Bazı kanser türleri ile kimi nörolojik hasarlarda yüz güldüren sonuçlar yaratan kök hücre tedavileri, estetik cerrahide de son yılların en çok kullanılan tekniklerinden biri haline geldi. Estetik cerrahide yaşlanmaya bağlı doku erimeleri ve kırışıklık tedavisi amacıyla kullanılan kök hücre, yanık izlerinde de mucizeler yaratabiliyor. İleri derecede yanık izleri için, ameliyat ve diğer girişimsel yöntemlerin yerini yavaş yavaş kök hücre tedavileri almaya başladı.  Estetik Plastik ve Rekonstüktrif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Evrim Uçkunkaya, yaralanma sonrası derinin hücresel yapıtaşlarını yitirdiğini söyleyerek “Bunların iyileştirici etkisi de ortadan kalkıyor. Kök hücre tedavisi ve yağ transferi ile izlerin yumuşatılması ve kök hücreler sayesinde derinin estetik olarak daha iyi görünmesi sağlanıyor. Zira üst deri yanık izlerinden temizlense bile alttaki tabakanın sorunlarından dolayı deformasyonlar farkedilebiliyor. Deri altına yönelik olan bu ek tedaviler sayesinde burada yer alan sorunlar da gideriliyor ve hastanın estetik açıdan yaşadığı sorunların önüne geçiliyor” diyor.

Hassas bölgelerde de etkili

Kök hücreler en çok yağ hücreleri içinde yoğun olarak bulunuyor. Estetik cerrahideki kök hücre tedavisinde kişinin kendisinden alınan yağ hücreleri özel olarak ayrıştırılıyor, yine kişinin kanından hazırlanan ve büyüme hormonlarını içeren kısım bu yağ hücrelerine ilave edilerek mevcut kök hücre aktivitesi mümkün olan en üst seviyelere taşınıyor. Daha sonra bu ‘karışım’ özel iğneler yardımıyla hasarlı deri altına enjekte ediliyor. Bu işlem sonrası deride gözle görülür iyileşmeler ortaya çıkıyor. Dr. Uçkunkaya, bu yöntemin sadece düz bölgelerde değil, parmaklar, eller, göğüs ve meme çevresi gibi hassas noktalarda da uygulanabildiğini vurgulayarak “Ayrıca saç, sakal bıyık gibi tüylü bölgelerdeki kayıplarda geri dönüş de sağlanabiliyor. Yanık izlerinde kök hücre tedavileri özellikle orta yaş ve sonrası için alternatif bir yöntem. Çünkü çocuklar ve gençler, genç hücreleri sayesinde yaralandıklarında çoğu zaman hızlı iyileşiyor. Ancak, ileri yaşlarda kök hücreler hem yaşlandığı hem de sayıca azaldığı için iyileşmelerde gecikmeler oluyor” diye konuşuyor.

Yazı : http://haber.star.com.tr/saglik/yanik-izlerine-kokten-cozum/haber-987170

Detaylı Bilgi

Meme kanseri sonrası estetik ameliyatlarda iyileşme süreci

İyileşme, daha önce bahsettiğimiz gibi hastanın yaşına, geçmişine, aldığı ilaçlara, fiziksel aktivitilerine göre değişiklik gösterir; ama yapılan amelliyatın akıcılığına ve tekniğine göre de iyileşme süreçleri değişir.

Meme kanseri sonrasında bir protez veya valvelı bir expander konulduktan sonra ki süreç otolok ögmantasyon sonrasıyla karşılaştırıldığında daha kısadır.

Bunu şöyle düşünebiliriz herhangi bir memenin içine bir silikon koyup onun iyileşme süreci 6-8 haftayken bir expanderin ki biraz daha uzayabilir.Her 2 hafta da bir yada haftada bir o expanderi şişirmek ve bu expanderin şişmesi sonucu onun çıkartılması ve üstüne silikon konulmasıyla 8-10 haftalık bir süreç alırken otolok dokuyla yapılan meme formasyonlarında biraz daha uzun süreli zaman gerektirecek ve sizinle bağlantılı olarak yaranın iyileşme süreci de değişecektir. Aynı zamanda otolok dokunun alındığı bölge ve memeninde iyileşme süreci farklılık gösterecektir.

Detaylı Bilgi
yanik-1

Çocuklarda yanık estetiği ameliyatları

starYazık tedavisi ve yanık izi estetiği ameliyatları hastaların hayatını kurtaran sonuçlar sunuyor. Çocukları yanıktan korumak ve yanma sonrası yapılması gerekenler konusunda ailenin görevi büyük.

Bazı kanser türleri ile kimi nörolojik hasarlarda yüz güldüren sonuçlar yaratan kök hücre tedavileri, estetik cerrahide de son yılların en çok kullanılan tekniklerinden biri haline geldi. Estetik cerrahide yaşlanmaya bağlı doku erimeleri ve kırışıklık tedavisi amacıyla kullanılan kök hücre, yanık izlerinde de mucizeler yaratabiliyor. İleri derecede yanık izleri için, ameliyat ve diğer girişimsel yöntemlerin yerini yavaş yavaş kök hücre tedavileri almaya başladı.  Estetik Plastik ve Rekonstüktrif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Evrim Uçkunkaya, yaralanma sonrası derinin hücresel yapıtaşlarını yitirdiğini söyleyerek “Bunların iyileştirici etkisi de ortadan kalkıyor. Kök hücre tedavisi ve yağ transferi ile izlerin yumuşatılması ve kök hücreler sayesinde derinin estetik olarak daha iyi görünmesi sağlanıyor. Zira üst deri yanık izlerinden temizlense bile alttaki tabakanın sorunlarından dolayı deformasyonlar farkedilebiliyor. Deri altına yönelik olan bu ek tedaviler sayesinde burada yer alan sorunlar da gideriliyor ve hastanın estetik açıdan yaşadığı sorunların önüne geçiliyor” diyor.

Hassas bölgelerde de etkili

Kök hücreler en çok yağ hücreleri içinde yoğun olarak bulunuyor. Estetik cerrahideki kök hücre tedavisinde kişinin kendisinden alınan yağ hücreleri özel olarak ayrıştırılıyor, yine kişinin kanından hazırlanan ve büyüme hormonlarını içeren kısım bu yağ hücrelerine ilave edilerek mevcut kök hücre aktivitesi mümkün olan en üst seviyelere taşınıyor. Daha sonra bu ‘karışım’ özel iğneler yardımıyla hasarlı deri altına enjekte ediliyor. Bu işlem sonrası deride gözle görülür iyileşmeler ortaya çıkıyor. Dr. Uçkunkaya, bu yöntemin sadece düz bölgelerde değil, parmaklar, eller, göğüs ve meme çevresi gibi hassas noktalarda da uygulanabildiğini vurgulayarak “Ayrıca saç, sakal bıyık gibi tüylü bölgelerdeki kayıplarda geri dönüş de sağlanabiliyor. Yanık izlerinde kök hücre tedavileri özellikle orta yaş ve sonrası için alternatif bir yöntem. Çünkü çocuklar ve gençler, genç hücreleri sayesinde yaralandıklarında çoğu zaman hızlı iyileşiyor. Ancak, ileri yaşlarda kök hücreler hem yaşlandığı hem de sayıca azaldığı için iyileşmelerde gecikmeler oluyor” diye konuşuyor.

Yazı : http://haber.star.com.tr/saglik/yanik-izlerine-kokten-cozum/haber-987170

Detaylı Bilgi
kelebek-evrim01

Mükemmel Bir Vücut Hayal Değil

Parmakların kasılı kalması, aniden kilitlenmesi ya da ağrıması tetik parmak hastalığının belirtilerinden birkaçı.

Son yıllarda çok sık duyduğumuz mide küçültme ameliyatları sonrası hastalar hızla kilo veriyor, bu da derinin sarkmasına neden oluyor. Sorundan kurtulmanın yoluysa postbariyatrik cerrahi…
Ameliyatın detaylarını Estetik, Plastik ve Rekonstüktrif Cerrah Op.Dr. Evrim Uçkunkaya ‘ya sorduk.

Post bariyatrik cerrahinin tanımı tam olarak nedir ?
Aşırı kilolu kişiler , bariyatrik cerrahi sonrası hem çabuk hem de fazla kilo veriyor. Kilo verirken hormonlar, vitaminler, minareller olmak üzere tüm metabolizma düşüşe geçiyor. Bu düşüş direct olarak ‘’ deri ‘’ yi de etkiliyor. Tüm yapı taşlarının dengesi bozulduğundan, ciltte esnemeye bağlı kuruluk ve sarkma meydana geliyor. Hasta kilo verirken diyabetten ve kilonun getirdiği pek çok hastalıktan kurtulsa da derinin sarkmasından kurtalamıyor. Maalesef bu durumdan yapılabilecek tek şey, fazlalıkların kesilip alınması.

Kozmatik yöntemler işe yarıyor mu ?
Çoğu cilt tipi ,derinin 10- 15 kiloya kadar gerilmesini tolore ediyor. Aynen hamilelikte olduğu gibi… Ancak mide küçültme ameliyatı sonrası meydana gelen hızlı kilo vermeyle birlikte cilt nem, gerginlik ve parklığının yanı sıra kalitesinide kaybettiğinden , krem, cilt bakımı ,spor, non-invaziv cihazlar dahi yüzde 100 toparlanma sağlayamıyor. Ve post bariyatrik cerrahi, oluşan sarkmayı toparlamak üzere o noktoda devreye giriyor.

Bir anlamda  360 derecelik bir operasyon mu bu yani ?
Doğru… Popo ,bel, karın ,arka ve ön genital bölgenin de dahi olduğu bir tüm vücut germe ameliyatı. Ancak ilk ameliyata kollar, bacaklar, meme ve sırt bölgesini dahil etmiyoruz. Çünkü hastalarımı uzun sureli narkozdan, uzun ameliyat sürelerinden ve en ön önemlisi uzun süren nekahat döneminden sakınmak için ameliyatları ayrı seanslarda yapmayı tercih ediyorum.

Kaç aşamada toparlanıyor tüm vücut ?
Bunun bir kuralı yok. Ameliyatın sırasını hastanın isteklerini, yaşam şeklini göz önünde bulundurarak planlıyoruz.

Ameliyat sonrası hastaların dikkat etmesi gereken kurallar var mı  ?
6-8 hafta arası korse takmak şart. Ayrıca sauna, hamam ,masaj gibi uygulamalar ile spor ve esneme hareketleri de yasak.

Detaylı Bilgi
Follow by Email
Facebook
Google+
Twitter
YouTube
LinkedIn
INSTAGRAM